---< Sponsor Bağlantı >---

Küçük Kibritci Kızın Hikayesi


---- Sponsorlu Bağlantılar ---


Küçük Kibritci Kızın Hikayesi

 

------- Sponsorlu Reklamlar -----

Senenin  son günüydü ve hava çok soğuktu.  Her tarafta Lapa lapa kar yağmaktaydı  ve nerdeyse  akşam olmak üzereydi.

Dışarıda başı açık, Arkası açık  ve yalın ayak küçük bir kız çocuğu yürüyordu. Sabah haneden çıkarken ayağında ise vefat eden annesinden kalan  bir ayakkabı vardı.  Ama  ayakkabılar ayaklarına oldukça büyük gelmekteydi.

------- Sponsorlu Reklamlar -----

Karda yürürken de yere düşürüp  ayakkabılar ayağından çıkmış ve ayakkabıları kaybetmişti. Şimdi  ise küçük kızın ayakları yalınayak kalmış ve soğuktan da iyice morarmıştı. Elindeki kibritleri satmaya uğraşıyordu. Fakat sabahtan beri bir kutu bile kibrit satamamıştı.

Artık soğuktan donmak üzvereydi ve karnı da çok acıkmıştı. Hanelerden mis gibi yemek kokuları geliyordu burnuna. Küçük kız, kibrit satamadığı için haneye . gidemiyordu. Çünkü babası ona çok kızacaktı. Zati haneleri de sokaklardan daha da sıcak değildi. Kızcağız bir evin köşesine büzüşerek oturdu.

Küçük Kibritci Kızın Hikayesi

Küçük Kibritci Kızın Hikayesi

O kadar çok üşümüştü ki bir kibrit yakıp ısınmayı düşündü.

Sonra kutudan bir kibrit çıkartıp ve yaktı. Kibriti ellerinin etrafında gezdirdi. Sanki gürül gürül yanan bir sobanın alevi ile ısnıyordu. Kibrit  birden bire ansızın sönüverdi

Ardından bir kibrit daha yaktı. Kibritin ışığı duvarı aydınlattı. Duvar birden kayboldu sanki. Şimdi evin içerisi görünüyordu. İçeride bir sofra hayal etmiş  ve sofrada da nar gibi kızarmış bir tavuk duruyordu.

Tam elini uzatıp kızarmış tavuğu alacaktı ki kibriti birden söndü. Küçük kız o an tekrar karşısında karanlık duvarı gördü.

Küçük Kız  bir kibrit daha yakıverdi. Bu defa  da süslü bir çam ağacının altındaydı. Çevresinde de çeşit çeşit vebir birinden güzel  oyuncaklar vardı.  Ağaç o kadar güzeldi ki, ağacın güzelliği karşısında açlığını ve üşümesini  gidiverdi

Oyuncakları almak için uzandığında, da elinde yanan kibrit yeniden söndü ve ağaç birden bire ortadan kayboldu.  Ağacın kaybolduğu yerde ise  pırıl pırıl yanan yıldızlar durmaktaydı. Hemen bir kibrit daha yaktıverdi  küçük kız. Bu kez kibritin alevi daha fazla aydınlatmıştı etrafını. Bu aydınlığın içinde büyük annesi beliriverdi

Büyük annesi sevgiyle ve güler yüzle karşısında duruyordu.

– Büyük anne! Diye seslendi.  Beni de götür büyük anne! Biliyorum, o sıcak soba, nar gibi kızarmış tavuk, o güzel ağaç gibi sen de gideceksin.

Kibritin aileleri küçülmeye başlayınca aceleyle kibritleri ardına  yakmaya başladı. Çok sevdiği büyük annesinin hiç  gitmemesi için yalvarıyordu küçük kız. Alevlerin içinde büyük annesi daha da çok yaklaşmıştı. Kollarını küçük kıza uzattı

Bir kibrit daha yaktı küçük kız. Ortalık gün gibi aydınlanmış pırıl pırıl olmuştu.

Büyük annesini  hiç böyle güzel görmemişti küçük kız. Onun sevgi dolu yüzü bütün acılarını unutturuvermişti.  Elinde ki  kalan son bir  kibriti de yakıverdi. Bu sırada büyük annesi de kollarını uzatarak onu kucağına alıverdi. Küçük kız birden deşarj olduğun hissetti. Artık ne soğuk vardı, ne de açlığı ne de üşümesi

Sabah oradan geçenler ise kibritçi kızı ölmüş olarak buldular.

Oturduğu yerde  incecik şalına sarılmış,  Yüzünde  ise tatlı bir gülümseme vardı. Görenler onun soğuktan donarak can verdiğini anlamışlardı.

Kibritçi kızın önünde ise  yanmış kibritler durmaktaydı

– Perişan kızcağız! Kibritleri yakarak ısınmak istemiş, diyorlardı.

Fakat hiç kimse,  gördüğü güzel hayalleri bilmiyordu. Küçük kız,  artık çok sevdiği büyük annesine kavuşmuştu ve huzur doluydu.

 


- Küçük Kibritci Kızın Hikayesi admin tarafından 2 Ağustos 2014 tarihinde , Eğitim,Kitap Özetleri kategorisine eklenmiştir.
Etiketler:, ,
Küçük Kibritci Kızın Hikayesi isimli bu konuyu ;> Google'de Ara - BlogSearch'te Ara - Buzzzy'de Ara - Twitter'da Ara - Bing'te Ara

Sende Yorum Yaz